9 Kasım 2007 Cuma

Ev Kurabiyesi

Yine geldik haftanın en güzel gününe.. Cuma gününün durgunluğu ve haftasonunun gelişinin rahatlığı var etrafta. Dışarıya da yağmak üzere olan yağmurun karanlığı çöktü. Sonuç olarak güzel bir gün.. Yine kahve içip camdan bakmalık bir gün.. :) Eskiden bu havalarda ders çalışmayı çok severdim. Bazen istiyorum yine ders çalışmak, yabancı dilimi ilerleteyim diyorum ama eskisi gibi olmuyor. O zamanlar düşünecek bu kadar çok şeyimiz yokmuş hemen anlıyorduk dersleri. Ama şimdi öyle mi hayat zor, kafamız dolu :) Az önce arkadaşlarla konuştuk bu konuyu sadece ben değilmişim, bahane bulmuyorum yani :)) Ama ne güzel olurdu şimdi eski günlerde olsak, masa başında ders çalışırken bize şu kurabiyelerden ve kahve getiren olsa.. Şimdi de var o kahve ve kurabiye ama ,artık kurabiyeleri de kahveyi de kendimiz yapıyoruz :)) Ahh ahh ne güzeldi çocuk olmak.. İşte ne yazacaktım ne yazıyordum ve nerelere geldim :))


En iyisi ben asıl konuya geçeyim.Bu güzel kurabiyelerin tarifini iş yerinden Döndü ablamdan aldım. Alır almaz yaptım ve harika kurabiyelerim oldu.. Adını koyamadık kurabiyelerin kararsız kaldık:) Evde her zaman olacak malzemelerden yapıldığı ve yapımı çok kolay olduğu için ben ev kurabiyesi dedim. Tabi 1 hafta bayatlamadan kalabildiğini de unutmayalım. Gerçekten çok lezzetli.. Döndü ablama burdan teşekkür ediyorum :)

Malzemeler:

  • 1 adet yumuşamış margarin
  • 2 adet yumurta
  • 1 çay Bardağı sıvı yağ
  • 1 paket pudra şekeri
  • 1 paket vanilya
  • 1 paket kabartma tozu
  • Alabildiğince un

Yapılışı: Tüm malzemeler karıştırıp, kulak memesi yumuşaklığında hamur elde edin. Hamurdan ceviz büyüklüğünde parçalar alıp, avuç içinde yuvarlayıp aralıklı olarak fırın tepsisine dizin. Kurabiyeler pişip çıktıktan sonra isteğe göre üzerine pudra şekeri serperek afiyetle yiyin..

Unutmadan: Bu tariften 2 tepsi kurabiye çıkıyor. Metal kutularda uzun süre saklayabilirsiniz.

Herkese mutlu hafta sonları...

7 Kasım 2007 Çarşamba

Karnıyarık Börek

Buralara kış geldi sonunda.. Artık yağmur yağıyor ve sonunda kışlıklarımız çıkardık.. Ve Ankara'nın kendine has havası da geldi sanki.. Bulutlu gökyüzü, her an yağacak gibi olan yağmur , is kokusu, dökülmüş yapraklar... Çoğu kişinin sevmeyeceği bir görüntü aslında.. Ama Ankara'yı sevince insan bunların buralara has olduğunu biliyor ve bunları da seviyor.. Ben seviyorum.. Bu havalarda çalışmak da daha zevkli geliyor , evde olmak da.. Dışarıda gezmenin cazip bir tarafı kalmayınca kapalı ortamlar daha güzel oluyor.

Şimdi bu havalarda sıcak çayla güzel gidecek bu böreği sizlere sunayım.. Hem görünüşü hem tadı çok güzel ve de yumuşacık..

Malzemeler:
  • 4 yufka
  • 3 yemek kaşığı yoğurt
  • Yarım su bardağı sıvı yağ

Üzeri ve içi için:

  • Peynir
  • Domates, sivri biber
  • 1 yumurta sarısı

Yapılışı:

  1. Yufkalardan bir tanesini tezgaha serip yoğurt ve yağ karışımının yarısını sürün. İkinci yufkayı üzerine kapatıp 8 üçgen elde edecek şekilde kesin.
  2. Yufkanın geniş taraflarına ezdiğiniz peynirden koyup , sigara böreğinden biraz gevşek olacak şekilde sarın.
  3. Diğer yufkalara da aynı işlemleri yapın.
  4. Domates ve biberleri yetecek miktarda dilimleyin.
  5. Böreklerin ortasına çizikler atın. Domates ve biberleri yerleştirip yumarta sarısı sürün.Isınmış fırında üzeri kızarana kadar pişirip afiyetle yiyin..

5 Kasım 2007 Pazartesi

İYİ Kİ DOĞDUM BEENN!



Bugün öğlene doğru doğmuşum ben ne mutlu:)) Doğan ben değil de başkası olsaydı güzel şeyler yazardım ama kendime ilk defa kutlama yazısı yazıyorum :) Olsun kutlayım ben yine de kendimi:)) Canım kendim iyi ki doğdun sen , iyi ki varsın, hep mutlu sevdiklerinle güzel yıllar geçirirsin inşallah!

Canımm annecim bugün seni yanımda daha çok hissediyorum, sen aramızda olmasan da... 27 sene önce bugün senin kollarındaydım, hayata gözlerimi senin yanında açtım, bugün artık daha önemli benim için.. İşte bu yüzden mutluyum... İyi ki senin kızınım!
Bir yerlerde bana sevgilerini ve dualarını gönderdiğini biliyorum, seni seviyorum...

Bugünümü unutmayan, kutlayan, güzel dileklerini yollayan herkese çok teşekkür ederiim, iyi ki varsınız!

Unutmadan: Balonlu börülce kıza dikkatinizi çekerim :))) Ablacım saolsun :)

1 Kasım 2007 Perşembe

Açma


Saatler alındığından beri zaman geçmek bilmiyor sanki.. Kış mevsimini ne kadar sevsem de havanın erken kararmasıyla bir hüzün çöküyor içime. Bu mevsimde hep olur bana çocukluğumdan beri. Bir çok kişiye de oluyordur eminim. Ağaçların yapraklarını dökmesi hayatımda bir dönemin bitmesi gibi gelir, geçmişi düşünüp hüzünlenirim. Bu da iyi geliyor aslında bazen insana. Geçmişi düşünmek geleceği planlamaktır bir bakıma. Yapamadıklarını farkedip yapmak için harekete geçmektir.

Ben de işte böyle harekete geçtim ne zamandır yapmak istediğim açmaları yaptım :)) Sofra dergisinden. Güzel yaz günleri, cıvıl cıvıl gezmeler bitse de kışın yanına çay alıp camın önünde manzara izleyerek bu sıcak açmaları yemek gibisi var mıdır :))
Artık Kasım ayına da girdik. Kat kat giyinip dışarı çıkmanın, üşüyüp sıcacık eve gelip sevinmenin, uzun akşamlarda uzun sohbetler etmenin vaktidir artık..

Malzemeler:
  • 2 su bardağı süt
  • 1 paket yaş maya
  • Yarım su bardağı toz şeker
  • 2 su bardağı sıvı yağ
  • Aldığı kadar un
  • Bir tutam tuz
  • Aralarına sürmek için margarin
Üzeri için:
  • 1 adet yumurta sarısı
  • Çörekotu
Yapılışı:
  1. Sütü ılıtın ve mayayı eritin. Üzerine şeker, sıvıyağ,tuz ve unu ilave edip yoğurun. Oda sıcaklığında yarım saat bekletin.
  2. Hamurdan ceviz iriliğinde parçalar koparıp elinizle açın. (yaklaşık 10 tane beze çıkacak.)
  3. Bezelerin ortalarına 1 tatlı kaşığı margarin sürün ve rulo şeklinde sarın. Ruloları bastırarak bükün ve kıvırarak yuvarlak şekil verin.
  4. Yağlanmış tepsiye dizin, üzerlerine yumurta sarısı sürüp çörekotu serperek fırına verin.
Peynirle, çayla afiyetle yiyin..

29 Ekim 2007 Pazartesi

Limonlu Kek

Öncelikle herkesin Cumhuriyet bayramını kutlarım. Bu günlerimizde milletçe birlik ve beraberliğimizi hissettiğimiz bir gündü. Umarım bu gün bir başlangıç olur ve kötü haberler almak yerine her gün bayram kutlarız!

Bu tatil gününde evimizde televizyon karşısına ya da cam kenarına yerleşip çay eşliğinde afiyetle yemek için bir kek tarifini paylaşmak istedim. Ferah ferah tadına kapılıp bir kaç dilim birden yiyebilirsiniz, dikkatli olun :))



Malzemeler:
  • 3 adet yumurta
  • 2 su bardağı şeker
  • 2 su bardağı un
  • Yarım paket margarin (125 gr)
  • 2 yemek kaşığı sıvı yağ
  • 1 adet limon suyu
  • 1 paket kabartma tozu
  • 1 paket vanilya
Yapılışı:
  1. Yumurta ve şekeri iyice çırpın. Sıvı yağ , eritilmiş margarin ve limon suyunu ekleyin.
  2. Kabartma tozu ve vanilyayı una ilave edip karışıma yavaş yavaş ekleyip çırpın.
  3. Yağlanmış kek kalıbına döküp fırına verin.
  4. Kürdanla kontrol edip fırından çıkarın afiyetle yiyin.
Tatil günlerinden sonra güzel bir hafta geçirmeniz dileğiyle..

26 Ekim 2007 Cuma

Fırın Poşetinde Tavuk

Camdan bir güneş vuruyor ki sormayın. Yazın böyle güneş geldiğini hatırlamıyorum! Hava serin, ama yaz tekrar geldi sanıyorsunuz. Zaten gittiği de söylenemez de :) Ama ne kadar güzel bir etki yapıyor insan üzerinde güneş ışığı.. Tabi bu güzel ruh halimin en büyük etkisi haftasonunun gelmesi:) Bi de pazartesinin de tatil olması ve sabahları uyumak gerçeği! He he he!

Az sonra öğle yemeğinde tavuk varmış, ben de size bir tavuk tarifi vereyim de isabet olsun:)
Bu yemek tavuğun en sevdiğim hallerindendir. Canım annecim yapardı.. Yemeye doyamazdık özellikle patatesini.. Zahmetsiz ve çok lezzetli..Yağ kullanmayıp , tavuğun kendi yağıyla yetindiğimiz için de çok hafif.. Yapanlarınız vardır mutlaka, yapmadıysanız mutlaka deneyin.. Haftasonu deneyin evdeyken, fırında olduğu için uzun sürüyor çünkü pişmesi.. Pişmeyi beklerken:))


Malzemeler:

  • 4 tavuk butu
  • 4 tavuk kanadı
  • 3-4 tane patates
  • 3-4 tane arpacık soğan
  • 1 yemek kaşığı un
  • Tuz, karabiber, isterseniz kırmızı pul biber
  • 2 tane fırın poşeti

Yapılışı:

  1. Tavukları yıkayıp bir kaç yerinden çizin. But ve kanat yerine bütün tavuğu parçalayarak da kullanabilirsiniz.
  2. Patatesleri kızartmalık şeklinde doğrayın.Soğanları soyup hazırlayın, arpacık soğan yoksa normal soğanları bölüp kullanabilirsiniz.
  3. Tavukları ve patatesleri bir kap içine alın ve tuz ve biberle harmanlayın.
  4. Fırın poşetlerine un serpip unun her yere ulaşmasını sağlayın ve tavuk, patates ve soğanları yerleştirin. Poşetin aparatıyla ağzını sıkıca kapatın.(un malzemelerin poşete yapışmasını önlüyor)
  5. Poşetleri bir kaç yerinden kürdanla delin ve tepsiye yerleştirip ısınmış fırına verin. Tavuk ve patatesler kızarana kadar sabredin :)

Afiyet olsun...

Mutlu haftasonları...

20 Ekim 2007 Cumartesi

Turşu Yapımı

Milletçe büyük üzüntü yaşadığımız bu günlerde sayfayı ne açmak ne de birşeyler eklemek istedim.İnsan öfkeden ve acıdan başka birşey hissedemiyor.. Biz burda bu haldeyken acının en büyüğünü yaşayan, evladını, kocasını, babasını, kardeşini kaybeden şehit ailelerine Allah sabır versin.. Elimizden gelen tek şey dua etmek... Hepimizin başı sağolsun..

Malesef hayat devam ediyor tüm acılara rağmen..Bu hafta yaptığım turşu tarifini geç kalmadan eklemek istedim. Çünkü turşuluk sebzeler bitmek üzere.. Bizim her sene yaptığımız turşu tarifi. Salatalık turşusunu hazır aldığımız için bu sene ondan yapmadık. Ablamla başardık bu sefer, sabırsızlıkla bekliyoruz sonucu :))
Bidona kurduğumuz için kurulmuş halinin fotoğrafı güzel olmadı:) O yüzden kurulmamış haliyle yetincez:)


Malzemeler:

  • 8-10 kilo domates
  • 2 kilo acur
  • 1 kilo çarliston biber
  • 1 kilo sivri biber
  • 1,5 demet maydanoz
  • 1 demet nane
  • 1 demet dereotu
  • 300 gr sarmısak
  • 3 tane limon
  • 4 şişe sirke (750 gr'lık şişelerden)
  • 2 avuç nohut
  • 2 yemek kaşığı şeker
  • 2 yemek kaşığı limon tuzu
  • Kaya tuzu
  • Su
Yapılışı:
  1. Tüm malzemeleri yıkayıp hazırlayın. Sarımsakları soyup, doğrayın. Limonları 8'e bölün.
  2. Turşuyu kuracağımız bidona ilk olarak nohut,şeker ve bir kaç sarımsağı atın.
  3. Malzemeleri 4-5 yerinden iğneleyerek dizmeye başlayın. Domates (alt tarafa yeşil domatesleri koymaya dikkat edelim.) , acur, çarliston ve sivri biberleri karışık olarak 1 kat yerleştirdikten sonra üzerlerine biraz nane, maydanoz, 1 avuç sarmısak ve 4-5 dilim limon dizin. Dereotunu iple bağlayarak bidonun ortalarına gelince onu da yerleştirin.
  4. Malzemeler bitene kadar bu şekilde devam edin. Biraz maydanozu en üste koymak için ayırın.
  5. Malzemeler bitince kalan sarmısağı üzerine ekleyin. 2 yemek kaşığı limon tuzunu da üzerine ekleyip maydanozla kapatın.
  6. Büyük bir kapta tuzlu suyu hazırlayın. Tuzu normalden fazla olsun.
  7. Tuzlu su, sirke şeklinde sırayla bidona boşaltın.Tuz ve suyun ölçüsünü veremiyorum. Göz kararı yaptım çünkü. Az gelirse tekrar tuzlu su yaparsınız. Bidonun yarısı sirke yarısı tuzlu su olacak şekilde ayarlayın. En son sirke koyacak şekilde işlemi bitirin.
  8. Bidonumuzun ağzını kapatıp altına geniş bir kap koyu. Çünkü ekşimeye başlayınca suyu taşabilir.
  9. Sıcak ve rüzgardan uzak , serin ve kuytu bir yerde muhafaza edelim.
  10. 3-5 gün sonra tadına bakalım tuzu az gelirse tuz ilave edelim. Eğer ekşi ve veya tuzlu gelirse sulandırılmış sirke ilave edebilirsiniz.
Related Posts with Thumbnails