Tatlılar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Tatlılar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

26 Şubat 2008 Salı

Külkedisi Tatlısı


Biliyorum kaç gündür kardanadamın huşu içinde bakan yüzünü görmekten sıkıldınız. Ben de sıkıldım ama fotoğraf makinemi yemeğe gittiğimiz arkadaşımda unuttum :(( Fotoğraflar makinedeydi, birini e-mail at desem, bir yemeğin o kadar çok fotoğrafını çekiyorum ki kızcağız hangisini yollasın :)) Ama dün yaptığım tatlıyı o kadar beğendim ki yayınlamak istedim bir an önce. Fotoğrafı beğenirsiniz umarım, arkadaşımın makinesini ödünç aldım da makinenin dilinden anlamadığım için zor oldu biraz :) Makinenin yanında Sultanı da getirmek vardı aslında eve :))
Cumartesi günü ablamdan aldım tarifi, o da Derya Baykal'ın programında görmüş. Adını bilmiyorum balkabağından dolayı adını "Külkedisi" koydum :)) Tabi süslü beyaz kıyafetini de unutmayalım :))

Bu arada sevgili kardanadam sizlere ömür arkadaşlar :)) Bir akşam eve geldiğimde kendisinden eser kalmamıştı, ben üzülmeyim diye babam tüm malzemeleri de kaldırmıştı :))
Ama yoğun ilgiden dolayı mutlu olarak ayrıldı aramızdan :))

Gelelim tarife...

Malzemeler:
  • 1 kilo balkabağı
  • 2 su bardağı toz şeker
  • 2 paket petibör
  • 1 paket krem şanti
  • 2 bardak süt
  • Ceviz
Yapılışı:
  1. Yıkanmış ve doğranmış kabakları tencereye alın, üzerine şekeri ilave edip ağzı kapalı şekilde pişmeye bırakın.
  2. Kabaklar yumuşadıktan sonra bir kaç kaşık şerbet ile birlikte kabakları kare borcama alın püre haline getirin. İçine ceviz ekleyip karıştırın ve borcamın her yanına yayın.
  3. Krem şantiyi 2 bardak sütle mikserde iyice çırpın.
  4. Bisküvileri kabakların üzerine dizin ve krem şantinin yarısını yayın. Bir kat daha bisküvi dizip kalan krem şantiyi de üzerine yayıp cevizle süsleyin. 2-3 saat buzdolabında beklettikten sonra servis yapın.
Afiyet olsun...

8 Şubat 2008 Cuma

Profiterol

Bir türlü yazıya başlayamadım :) Tabi siz görmediğiniz için kaç kere yazıp sildiğimi bilmiyorsunuz :)) İçimden ne geldiğini mi bilmiyorum acaba yoksa cümleyi mi oturtamadım acaba :) Neyse bi şekilde başladık işte.. Evet yine güzel bir cuma günündeyiz. Umarım hepiniz güzel bir hafta geçirmişsinizdir ve hafta sonu için de güzel planlarınız vardır. Ankara'da hava çok güzel , bahar geldi sanki.. İş yerinde duramıyor insan. Aklım dışarıda gezmekte :)) Bi de yukarıdaki profitrolda :))
Kevgir dergisi için yaptığım bir tarifti şimdi yayınlamak kısmet oldu. Üniversite yıllarında arkadaşlarla çok yapardık. Yapımı zor gibi görünüyor ama sadece zaman alıyor. Uğraşlara değiyor, kesinlikle çok lezzetli! Buyrun tarifi..
Malzemeler:
Hamuru için:
  • 100 gr margarin
  • 1 bardak un
  • 2 adet kesme şeker
  • 4 yumurta
  • 1 bardak su
  • 1 paket vanilya
  • Yarım limon kabuğu rendesi
  • Bir tutam tuz


İç kreması için:

  • 1 yumurta
  • 1 su bardağından 1 parmak eksik un
  • 10 çorba kaşığı şeker
  • ½ litre süt
  • 1 tatlı kaşığı limon kabuğu rendesi
  • 1 paket vanilya
  • 1 çorba kaşığı margarin

Çikolata sosu için:

  • 13 çorba kaşığı şeker
  • 50 gr kakao (büyük paket)
  • 2 yumurta sarısı
  • ½ litre süt
  • 1 çorba kaşığı un


Yapılışı:
Hamuru için ;

  1. Margarin, şeker, tuz ve suyu teflon tencereye alıp kaynatın. Kaynayınca yavaş yavaş unu ilave edip kısık ateşte 10 dk karıştırın.
  2. Ocaktan alıp, hamur ılıyınca limon kabuğu rendesi ve vanilya ilave edip, yumurtaları tek tek ekleyin. Her yumurta sonrası hamuru karıştırın. Cıvık bir hamurumuz olacak.
  3. Fındıktan biraz büyük toplar yaparak yağlanmış tepsiye aralıklı dizin. (Hamuru kolay tutmak için elimizi yağlayabiliriz.) 220 derecede 40 dk pişirin. İçi boş olacak şekilde kabarması gerek. Üzeri kızarınca fırından çıkarın. Fırından çıkarınca sönmemesi için fırın sönükken içeride bekletebilirsiniz.

İç kreması için; yumurta, un ve şekeri tencereye alıp, azar azar sütü ilave ederek karıştırın ve ocağa alın. Un çorbası kıvamına gelene kadar pişirin. 2-3 dk kaynatıp ocaktan alın ve yağ, limon kabuğu rendesi ve vanilyayı ilave edip karıştırın.

Çikolata sosu için; şeker, yumurta sarısı, un ve sütü bir tencereye alıp karıştırın.Kakaoyu da ilave edip ocağa alın. Yaklaşık 5 dk kaynayınca ocaktan alın.

Soğuyan toplarımızın arasını bıçakla açıp çay kaşığıyla iç kremasını koyalım. İstersek topları üstten delerek krema torbasıyla da içlerini doldurabiliriz. Kremayla doldurduğumuz topları servis tabağına alıp çikolata sosunu üzerine gezdirelim. Buzdolabında soğuttuktan sonra afiyetle yiyelim…

Mutlu hafta sonları....

4 Şubat 2008 Pazartesi

Aşure


Farkındayım aşure tarifi yayınlamak için biraz geç oldu ama geç, hiçten iyidir değil mi :) Aşureyi ilk hafta yapmıştık ama şimdi, sonra derken yayınlayamadım. Etkinliğe fırın sütlacı gönderince peşinden de yayınlayacaktım ama çok yoğun bir hafta geçirdim ve takvime bir baktım ki hiiiiii 4 gün kalmış! Eminim çoğunuz yapmıştır şimdiye kadar güzelim aşureyi ama benim sayfam da aşuresiz kalmasın dimi :)

En sevdiğim tatlıdır aşure. Ama rahmetli annemin aşuresi üzerine aşure tanımam. Tadı, kıvamı, rengi herşeyi tam olurdu. Neyse ki Meral ablam annemin elini almış, son sene annemden öğrenmiş de bize harika bir aşure yaptı. Bu güzel lezzetten mahrum etmedi bizi....

Üniversite yıllarında kızlarla aşure ayını iple çekerdik. Hangimizin evinde aşure pişerse oraya damlardık dersten çıkınca, otobüslere atlayıp. Hiç mi yorulmazdık acaba, şimdi olsa kaç kere düşünürüm yerimden kalksam mı diye :) ) Ama konu aşure olunca düşünmeyebilirim :)

Şimdi tarife geçiyorum arkadaşlar çok heyecanlıyım umarım anlatabilirim :)


Malzemeler:

  • Yarım kilo aşurelik buğday
  • Yarım kilo kuru fasulye
  • Yarım kilo nohut
  • 1 çay bardağına yakın pirinç
  • 300 gr kuru üzüm
  • 1,5 kilo şeker
  • 1 çay kaşığı tuz
  • Kuru kayısı
  • Kuru incir(isteğe bağlı, ben eklemiyorum)
  • Bi kaç parça karanfil

Üzeri için: Fıstık, fındık, ceviz içi, nar, tarçın

Yapılışı:

  1. Akşamdan yapılacaklar: Buğday , nohut ve fasulyeyi ayıklayıp ayrı ayrı kaplarda ıslatın.Fındık , fıstık ve cevizi de ayıklayıp isterseniz robottan çekip hazırlayın.
  2. Aşure tencerenize pirinci ve üzerini geçecek kadar su koyup tuzu ilave edip kaynamaya bırakın. (nişasta görevi görüyor)
  3. Bu sırada buğday, nohut ve fasulyeyi ayrı ayrı haşlayın. (Yeterli düdüklü tencereniz varsa iyi olur :)
  4. Bu arada üzümü ayıklayıp yıkayın. Kayısıları yıkayıp küp küp doğrayın ve sıcak suda bekletin.
  5. İncirleri yıkayın biraz yumuşayana kadar haşlayıp küp küp doğrayın.
  6. Pirinçler iyice yumuşayınca haşlanan buğdayı ilave edin ve üzerine yeterince sıcak su koyun.
  7. Buğdaylar pişince de nohutu ekleyin.
  8. 10 dk sonra fasulyeleri ilave edin.
  9. 10 dk sonra da üzüm ve kayısıları ekleyin. İsterseniz bir kaç karanfil atın.
  10. Tabi bu arada aşurenin kıvamına göre sıcak su ekliyorsunuz aynı zamanda.
  11. Şekeri tadına bakarak ekleyin. İsterseniz azaltıp çoğaltabilirsiniz.
  12. Aşureyi kaynamaya bırakın. Pişmeye yakın incirleri ilave edin.Kıvamı koyulaşıp malzemeler şekerini çekince altını söndürün.
  13. Servis tabaklarına koyup süsleyerek servis yapın.

Afiyet olsuunn....

29 Ocak 2008 Salı

Geleneksel Tatlılar Etkinliği: Fırın Sütlaç


Kar yine Ankara'ya yüzünü gösterdi ve gitti.. Sabah uyanınca heryeri bembeyaz görüp sevindik, devam edecek, daha çok yağacak diye sevindik ama değil yağmak yağan karlar da erimeye başladı :(( O güzel görüntü dağıldı :( Neyse yapacak bişey yok.. Ne demişler havalar nasıl olursa olsun sizin havanız iyi olsunn :))) Tamam tamam susttumm ben de pişman oldum söyledikten sonra :)
Biz yine güzel etkinliklerimize tariflerimize dönelim.. Yaman etkinliklerin bu ayki konusu "Geleneksel Tatlılar" . Yani bu sefer kayınvalideler başrolde :)) Etkinliğimizin logosu da sloganı da pek hoş : "kaynana yaşa basmaz, asla altta kalmaz" :)) Ama yani yiğidi öldür hakkını yeme demişler. Kayınvalidelerin işi zor. Bizim ne kadar güzel, yapımı zor tatlılarımız var. Öyle gelinlerin yaptığı tartlar, cupcakeler, brownilere benzemiyor :)) Şaka bi yana iki etkinliğin konusu da çok güzeldi.. Arşivimiz güzel tariflerle dolacak yine.. Etkinliğimizin evsahibi sevgili Saliha'ya başarılar diliyorum... Kolay gelsin Saliha!

Ben de ne zamandır yapmak istediğim özel istek alan Fırın Sütlaç tarifiyle katılıyorum.. Sütlü tatlıları çok severim zaten bu da gerçekten çok hafif ve çok lezzetliydi.. Buyrun tarifi...



Malzemeler:
  • 1 litre süt
  • 3 yemek kaşığı nişasta
  • 1 su bardağı şeker
  • 1 çay bardağı haşlanmış pirinç
  • 1 çay bardağı su
  • 1-2 parça damla sakızı
  • 1 yumurta sarısı
Yapılışı:
  1. Süt ve şekeri bir tencereye koyup ocağa alın ve karıştırın.Ve haşlanmış pirinci ilave edin.
  2. Damla sakızı 1 çay kaşığı şekerle havanda dövün.
  3. Ayrı bir kapta nisaştayı 1 çay bardağ suda eritin. Damla sakızı da ilave edin. Süt kaynamaya başlayınca karışımı süte ilave edip karıştırın.
  4. Bir taşım kaynatın.Küçük güveç kaplarına ya da ısıya dayanıklı kaplara paylaştırın. (2 kepçe ayırın.)
  5. Ayrı bir yerde bir yumurta sarısı ve 2 kepçe sütlacı karıştırın. Karışımı her bir sütlacın üzerine dağıtın.
  6. Kapları fırın tepsisine dizin ve kapların yarısına gelecek kadar su doldurup fırına verin. Üeri kızarıncaya kadar fırında tutun.
  7. Soğuk olarak servis yapın.

Afiyet olsun.

Unutmadan: 1- Damla sakızı sevmiyorsanız , damla sakız yerine vanilya kullanabilirsiniz.

2- Üzerine yumurta sarısı sürmek istemezseniz, sütlaçların üzeri kaymaklana kadar bekletip öyle fırına verin.

9 Ekim 2007 Salı

Gül Tatlısı


Geçen sene yapmıştım ilk kez gül tatlısını. İlk şerbetli tatlı denememdi ve sonuç başarılıydı. Hem çok lezzetli, hem görüntüsü harika, hem de yapılışı çok zevkli.. Hamurları bir şekilde diziyorsunuz ve bu güzel görüntü çıkıyor ortaya.

Arefe günü tekrar yapıcam tatlıyı ,ama bayramdan önce siteye eklemek istediğim için haftasonu yarım ölçü yaptım ve fotoğrafladım. Burada tam ölçü tarifi verdim , 1 büyük tepsi tatlı çıkıyor . ( yaklaşık 50-55 tane çıkıyor bu tariften)
İftar saatine yakın bir zamanda yaptım ve hamura başladığım anda evde ceviz olmadığını farkettim.. Siz mutlaka ceviz de koyun içine ya da gülün tepesine.. Resimlerde de ceviz olduğunu hayal edin :))



Malzemeler:
  • 2 su bardağı sıvı yağ
  • 1 su bardağı yoğurt
  • 1 paket kabartma tozu
  • Aldığı kadar un
  • Dövülmüş ceviz
Şerbet için:
  • 3 su bardağı şeker
  • 3 su bardağı su
  • 2-3 damla limon suyu

Yapılışı:
1.Malzemeleri karıştırıp, kulak memesi kıvamındaki (başka tarif yolu bulunamadı mı hala:)) ) hamurumuzu yoğuralım.
2.Hamuruzdan parçalar alıp 2-3 mm kalınlığında açalım.( çok ince olmayacak şekilde) Küçük ağızlı çay bardağıyla daireler çıkartalım.
3.Şekildeki gibi ortaya bir daire kenarlara ikişer daire olacak şekilde yanyan dizelim. En baştaki dairenin ortasına dövülmüş ceviz yerleştirelim. (gül şeklinden sonra tepesine de koyabiliriz) Rulo şeklinde saralım ve ortasından keselim. Yağlanmış fırın tepsisine yerleştirelim üzeri pembeleşene kadar pişirelim.
4. Şerbeti için, şekeri suyun içinde eritip 1o dk kaynatalım ve limon suyunu ekleyip bir taşım daha kaynatıp ocaktan alalım.
5.Tatlı sıcak, şerbet soğukken ( çok sıcak olmasın hamur olur) şerbeti dökelim.

Ben bu defa ikisi de ılıkken döktüm ama bu sefer tatlı şerbeti pek çekmedi. Siz ayarlarsınız artık :))

Afiyet olsun herkese...
Sevgiler..

18 Eylül 2007 Salı

Ramazan Geldi, Hoşgeldi Etkinliği ile Güllaç ve Tava Böreği

Bu katıldığım ikinci etkinlik olacak, ne mutlu bana! Hem de böyle güzel bir ayda, böyle anlamlı bir konuyla..Bu güzel seçim için etkinliğin evsahibi diyalog yemeklerinden Süheyla'ya teşekkür ediyorum.
Ramazan ayına gireli daha 5 gün oldu. Ama bu kadarlık bir süre bile insanın ruhunu dinlendirmeye, nefsine hakin olmaya, içini huzurla doldurmaya yetiyor bile. . Günün her anını anlamlı kılıyor. Sahura kalktığımda gözlerimi zar zor açarak yemek yemeye çalışmak, küçüklüğümde annemler kalkınca heveslenip kalkıp masaya kurulduğum anları hatırlatıyor.. Eskiden evde annemin büyük bir heves ve tatlı bir telaşla iftar sofrasını hazırlamasını izleyip, babamın sıcacık pideyi getirmesini beklerken, şimdi ezana zar zor yetişsem de , eve girerken aldığım pide kokusu, iftar saati sokakların sessizleşmesi beni mutlu etmeye yetiyor.. Hep denir ya nerde o eski ramazanlar.. Hiç bir şey aynı kalmıyor ki.. Değişen ramazanlar, bayramlar değil, yitip giden insanlar ve büyüyüp hayatın telaşına kapılan bizleriz.. Ama hala o huzuru hissedip, bu günleri anlamlı kılıp, o eski tatları yaşayıp çocuklarımıza da bizim anılarımız gibi anlar bırakabiliyorsak ne mutlu bize! Aslında hiç sevmem böyle konuşmaları ahkam kesmeleri ama demek ki insanın içinden geliyormuş bazen.. Olsun bu sefer de böyle olsun!
Herkes bereketli, hayırlı ve huzurlu bir Ramazan geçirsin!

Gelelim etkinlik için hazırladığım tariflere.. Ramazan denince ilk akla gelen etkinliğin baştacı olacak iftar sonrası tatlımız güllaç ve sahur için pratik bir hamur işi olan tava böreği..


Güllaç yapmadan önce tarif almadan önce çok zorlandım.Çünkü kime sorsam hep aynı cevabı aldım, 'ne kadar istersen süt ona göre şeker istediğin gibi yerleştir.. ' İş başa düştü dedim araştırma soruşturmayla ölçüleri kesinleştirdim kendi damak tadımla..

GÜLLAÇ

Malzemeler:
  • 5 yaprak güllaç
  • 1 litre süt
  • 1 su bardağı şeker (arttırabilirsiniz)
  • Yarım paket vanilya
  • Nar taneleri, ceviz
Yapılışı: Süte şeker ve vanilyayı ekleyip kaynamaya yakın ısıtın. Borcam kaba güllaç yapraklarını kırarak yerleştirin. Her yaprakta süt ilave edin ve kepçenin arkasıyla güllaca sütü yedirin. iki yaprakta bir aralarına ceviz serpiştirin istemezseniz sadece üstünü cevizle süsleyin. Çünkü ceviz rengini biraz karartıyor ama tadı bence daha güzel oluyor. Sütümüz bitince tatlımızı soğutup, ceviz ve nar taneleriyle süsleyin. Sütümüz az gelirse tekrar kaynatıp ekleyebiliriz. Sütü çok emiyor ve kuru olmaması gerekiyor. Şekerini de damak tadına göre arttırabilirsiniz. Afiyet olsun...

İkinci tarifimiz sahurda kısa sürede yapabileceğimiz tava böreği..Hem çıtır çıtır hem çok pratik.
TAVA BÖREĞİ
Malzemeler:
  • 3 adet yufka
  • 2 yumurta
  • 1 su bardağı süt
  • 1/2 çay bardağı sıvı yağ
  • Peynir, maydanoz

Yapılışı : Bir kapta süt, yumurta ve sıvı yağı karıştıralım. Geniş teflon tavaya tabanını tutmayacak kadar sıvı yağ koyalım ve ilk yufkamızı kenarları taşacak şekilde büzerek yerleştirelim. Diğer yufkaları parçalayarak yerleştirelim. Aralarına hazırladığımız karışımdan dökelim, peynir içinden ilave edelim ve kenarda kalan yufkalarla kapatalım. Ağzı kapalı şekilde kısık ateşte böreğimizi ters düz ederek pişirelim. (Böreğimizi çevirdikçe tavaya yağ ilave etmeyi unutmayalım.)
Afiyet olsun...

4 Mayıs 2007 Cuma

Kuru Kayısı Yağlaması ve Kayısının Faydaları

Geçen ay kanım düşük çıktığı için kuru üzüm ve kuru kayısı yemeye başladım.. Kan yapıyormuş, hem de çok lezzetli ,yemek aralarında açlığımı bastırıyor ve diyete yardımcı oluyor, tabi çok yemedikçe.. :))

Bu sıralar bizim evde çok tüketilmeye başladı kuru kayısı.. Şimdiki tarif de yine annemin yaptığı ve bizim çok sevdiğimiz bir tatlı.. Geçen gün aklımıza geldi ve ablam yaptı.. Sizin de beğeneceğinizi düşünüyorum.. Eğer tatlıyı ve kuru kayısı seviyorsanız mutlaka denemenizi tavsiye ederim.Yalnız biraz kalorili olduğu için dikkat edin derim:))

Ama önce kayısının faydaları....



Kayısı A,B,C vitaminleri, protein, bol miktarda şeker ve madensel tuzlar içeren bir meyvedir.

-Beynin düzenli çalışmasını sağlar, stres azaltır


-Karaciğerin tahrip olan kısmının tamirini yapar


-Kemiklerin çok daha düzgün ve sağlam olmasında önemli rol oynar


-Kan yapımını artırarak, kansızlığa engel olur


-Mide ve on iki parmak bağırsağı ülserinin meydana gelmesine engel olur, meydana gelmiş ülserlerin iyileşmesinde rol oynar


-Böbreklerde taş teşekkülünü azaltır.


-Üreme sistemi üzerinde önemli rolü vardır.


-Kansere karşı koruyucu bir etkiye sahiptir .


-Dişlerin daha sağlam ve kuvvetli olmasında önemli rol oynar.


-Kalp kaslarını kuvvetlendirir ve daha düzenli çalışmasını sağlar Klinik ölümündeki reanimasyon çalışmalarında kalbin cevap vermesinde etkili olur .


-Kayısının potasyumca zengin, sodyumca fakır ve A vitaminin öz maddesi karotence zengin olması insan beslenmesinde çok önemli boyutlar kazandırmaktadır .

-5-6 kayısının çekirdeği dövülüp suyu içilirse bağırsak kurtlarını öldürür.

Yanınızda kayısı bulundurun, çünkü böylece açlıktan kan şekeriniz düştüğünde kayısı yersiniz. Hem çikolata, pasta vb. yememiş olursunuz, hem de sayısız faydalarından yararlanmış olursunuz. Tabi kilo vermek istiyorsanız bu davranış daha uygun.

Tüm bunların yanında dikkat edilmesi gereken bir husus var ki göz ardı edilemez. Karaciğer rahatsızlığı olanlar kayısıyı çok fazla yememelidirler. Ayrıca mide rahatsızlığı olanlar ve fazla mide asidi salgılayanlar ham kayısı yememeli, olgun kayısıları tercih etmelidirler.

(Kaynak:İnternetten derlenmiştir.)



KURU KAYISI YAĞLAMASI

Malzemeler:

  • Yarım kilo çekirdekli kuru kayısı
  • Yarım paket margarin
  • 1,5 su bardağı su

Yapılışı: Kayısıları yıkayıp teflon tencereye alın. Üzerine 1,5 bardak su ekleyerek kaynatın. bir taraftan başka bir tavada margarini eritin. Kayısılarının suyu yarıya inecek kadar kısık ateşte kaynadıktan sonra erittiğimiz margarini ekleyip 5-10 dakika kavuralım. Sıcak servis yapalım.Ertesi güne kaldığında dolapta muhafaza edip yiyeceğimiz zaman yine ısıtıp yiyelim.

Cevizle de ikram edebilirsiniz..(ben unuttum:) )

Not: Şeker eklemeye gerek yok kayısının tadı yeterli olacaktır.

Afiyet olsun..


5 Şubat 2007 Pazartesi

Fırında Kabak Tatlısı

Kabak tatlısını biz fırında yaparız.. Bugüne kadar tencerede pişmiş kabak tatlısını ilk defa işyerinde yedim ve tencerede piştiğine çok şaşırdım:)) Çünkü annem hep fırında yapardı.. Ve kesinlikle fırında pişmişi tencereye göre çok daha güzel..
Fırında pişirmeyeniniz varsa denemenizi öneririm..



Malzemeler:
1 kg balkabağı
2 su bardağı şeker
1 su bardağına yakın su

Yapılışı: Kabakları 1 parmak kalınlığında (biraz daha kalın olabilir) uzunlamasına doğrayın.Genişliği isteğe bağlı fakat çok kalın olmaması gerek.Kabakalrı fırın tepsisine dizidikten sonra şekeri üzerine gezdirin.Eğer kabak miktarı çok olup kabaklar üstüste gelirse şekeri katlar arasına da serpiştirin. Suyu şekerlerin üzerinde gezdirin ve fırına verin.Eğer geceden şekere yatırırsanız kabakları, hiç su koymayınız. Çünkü kabaklar sulanacak şekerler eriycektir. Kabakların üzeri kızarıp ,şerbet bal kıvamına yaklaşınca, kabakları çatalla kontrol edip fırından çıkarın.Üzerini cevizle süsleyin, isterseniz dondurma,krem şanti ya da kaymakla ikram edebilirsiniz.Afiyet olsun....

17 Ocak 2007 Çarşamba

Tahinli Rulo


Hafta sonu yaptığım tarifleri eklemeden dün akşam yaptığım bu tahinli rulo tarifini vermek istedim hemen.. Çünkü çok kolay ve çok lezzetli.. İşyerinde çok sevdiğim ablalarımlarından biri olan ve bana güzel lezzetler getiren Filiz ablamın bi tarifi bu..Daha sırada bekleyen o kadar güzel tarifleri var ki bana getirdiği sabırsızlanıyorum hepsini yapmak için..

Pazar günü kahvaltıya yaptığım börekten 1 tane yufka kalmıştı.. Bir tanecik yufkanın ne işe yaracağını bilememiştim ama yine de dursun bakalım deyip buzdolabına koymuştum..İyi ki öle yapmışım..Dün iş çıkışına yakın aldığım tarifi akşam çay demlenene kadar yaptım ve babamla yedik afiyetle..Canım babacım,o kadar hoşuna gidiyor ki ben eve gelip mutfakta bişeylerle uğraşırken bana yardım etmesi.. Bütün gün bizim gelmemizi bekliyor ,siparişlerimizi alıyor:) ve ben yemekleri yaparken yardım edebileceği ne varsa hepsini yapıyor..Tepsi yağlamak,poaçaların yumurta sarısını sürmek gibi..:)) Eskiden annemle yaparlardı bu işleri şimdi bizimle..Yani bu lezzetlerde onun emeği büyük..Canım babacım iyi ki varsın,seni çok seviyorum..

Malzemeler:

· 1 tane yufka

· 1 su bardağına yakın tahin

· 1 çay bardağı toz şeker

· Ceviz içi

Yapılışı:Yufkamızı serin. Tahini yufkanın her yerine sürün. Şekeri de eşit olcak şekilde her yerine serpin. Cevizleri de üzerine attık mı yufkayı rulo yapıp üzerine de az miktarda tahin sürüp şeker serpitirin. Sonra yan yan kesip,tepsiye dizip,fırına verin.üzeri az kızarınca çıkarın.(çok kızarmasını beklemeyin kuruyabilir,hemen pişiyor çünkü).10 parça çıkıyor bir yufkadan. Burada tahin ve şeker miktarını göz kararı yaptım ben ama miktarlar bu şekilde. Siz de damak tadınıza göre ölçüleri değiştirebilirsiniz. Sıcak sıcak üzerini cevizle süsleyerek servis yapın..Afiyet bal şeker olsun...
Related Posts with Thumbnails