26 Ekim 2007 Cuma

Fırın Poşetinde Tavuk

Camdan bir güneş vuruyor ki sormayın. Yazın böyle güneş geldiğini hatırlamıyorum! Hava serin, ama yaz tekrar geldi sanıyorsunuz. Zaten gittiği de söylenemez de :) Ama ne kadar güzel bir etki yapıyor insan üzerinde güneş ışığı.. Tabi bu güzel ruh halimin en büyük etkisi haftasonunun gelmesi:) Bi de pazartesinin de tatil olması ve sabahları uyumak gerçeği! He he he!

Az sonra öğle yemeğinde tavuk varmış, ben de size bir tavuk tarifi vereyim de isabet olsun:)
Bu yemek tavuğun en sevdiğim hallerindendir. Canım annecim yapardı.. Yemeye doyamazdık özellikle patatesini.. Zahmetsiz ve çok lezzetli..Yağ kullanmayıp , tavuğun kendi yağıyla yetindiğimiz için de çok hafif.. Yapanlarınız vardır mutlaka, yapmadıysanız mutlaka deneyin.. Haftasonu deneyin evdeyken, fırında olduğu için uzun sürüyor çünkü pişmesi.. Pişmeyi beklerken:))


Malzemeler:

  • 4 tavuk butu
  • 4 tavuk kanadı
  • 3-4 tane patates
  • 3-4 tane arpacık soğan
  • 1 yemek kaşığı un
  • Tuz, karabiber, isterseniz kırmızı pul biber
  • 2 tane fırın poşeti

Yapılışı:

  1. Tavukları yıkayıp bir kaç yerinden çizin. But ve kanat yerine bütün tavuğu parçalayarak da kullanabilirsiniz.
  2. Patatesleri kızartmalık şeklinde doğrayın.Soğanları soyup hazırlayın, arpacık soğan yoksa normal soğanları bölüp kullanabilirsiniz.
  3. Tavukları ve patatesleri bir kap içine alın ve tuz ve biberle harmanlayın.
  4. Fırın poşetlerine un serpip unun her yere ulaşmasını sağlayın ve tavuk, patates ve soğanları yerleştirin. Poşetin aparatıyla ağzını sıkıca kapatın.(un malzemelerin poşete yapışmasını önlüyor)
  5. Poşetleri bir kaç yerinden kürdanla delin ve tepsiye yerleştirip ısınmış fırına verin. Tavuk ve patatesler kızarana kadar sabredin :)

Afiyet olsun...

Mutlu haftasonları...

20 Ekim 2007 Cumartesi

Turşu Yapımı

Milletçe büyük üzüntü yaşadığımız bu günlerde sayfayı ne açmak ne de birşeyler eklemek istedim.İnsan öfkeden ve acıdan başka birşey hissedemiyor.. Biz burda bu haldeyken acının en büyüğünü yaşayan, evladını, kocasını, babasını, kardeşini kaybeden şehit ailelerine Allah sabır versin.. Elimizden gelen tek şey dua etmek... Hepimizin başı sağolsun..

Malesef hayat devam ediyor tüm acılara rağmen..Bu hafta yaptığım turşu tarifini geç kalmadan eklemek istedim. Çünkü turşuluk sebzeler bitmek üzere.. Bizim her sene yaptığımız turşu tarifi. Salatalık turşusunu hazır aldığımız için bu sene ondan yapmadık. Ablamla başardık bu sefer, sabırsızlıkla bekliyoruz sonucu :))
Bidona kurduğumuz için kurulmuş halinin fotoğrafı güzel olmadı:) O yüzden kurulmamış haliyle yetincez:)


Malzemeler:

  • 8-10 kilo domates
  • 2 kilo acur
  • 1 kilo çarliston biber
  • 1 kilo sivri biber
  • 1,5 demet maydanoz
  • 1 demet nane
  • 1 demet dereotu
  • 300 gr sarmısak
  • 3 tane limon
  • 4 şişe sirke (750 gr'lık şişelerden)
  • 2 avuç nohut
  • 2 yemek kaşığı şeker
  • 2 yemek kaşığı limon tuzu
  • Kaya tuzu
  • Su
Yapılışı:
  1. Tüm malzemeleri yıkayıp hazırlayın. Sarımsakları soyup, doğrayın. Limonları 8'e bölün.
  2. Turşuyu kuracağımız bidona ilk olarak nohut,şeker ve bir kaç sarımsağı atın.
  3. Malzemeleri 4-5 yerinden iğneleyerek dizmeye başlayın. Domates (alt tarafa yeşil domatesleri koymaya dikkat edelim.) , acur, çarliston ve sivri biberleri karışık olarak 1 kat yerleştirdikten sonra üzerlerine biraz nane, maydanoz, 1 avuç sarmısak ve 4-5 dilim limon dizin. Dereotunu iple bağlayarak bidonun ortalarına gelince onu da yerleştirin.
  4. Malzemeler bitene kadar bu şekilde devam edin. Biraz maydanozu en üste koymak için ayırın.
  5. Malzemeler bitince kalan sarmısağı üzerine ekleyin. 2 yemek kaşığı limon tuzunu da üzerine ekleyip maydanozla kapatın.
  6. Büyük bir kapta tuzlu suyu hazırlayın. Tuzu normalden fazla olsun.
  7. Tuzlu su, sirke şeklinde sırayla bidona boşaltın.Tuz ve suyun ölçüsünü veremiyorum. Göz kararı yaptım çünkü. Az gelirse tekrar tuzlu su yaparsınız. Bidonun yarısı sirke yarısı tuzlu su olacak şekilde ayarlayın. En son sirke koyacak şekilde işlemi bitirin.
  8. Bidonumuzun ağzını kapatıp altına geniş bir kap koyu. Çünkü ekşimeye başlayınca suyu taşabilir.
  9. Sıcak ve rüzgardan uzak , serin ve kuytu bir yerde muhafaza edelim.
  10. 3-5 gün sonra tadına bakalım tuzu az gelirse tuz ilave edelim. Eğer ekşi ve veya tuzlu gelirse sulandırılmış sirke ilave edebilirsiniz.

19 Ekim 2007 Cuma

Damla Çikolatalı Un Kurabiyesi

Bir gün, eve geldim ki mis kokular karşılıyor beni.. Mis gibi kurabiyeler bekliyormuş beni meğer.. Hem yemek, hem de site için ablam özenle hazırlamış kurabiyecikleri. Bi de fotoğraflarını çekmiş güzelce.. Oh hazıra konmak bu oluyor heralde. Bi de çayla yedik ki kıyır kıyır en güzel an oydu işte..Ellerine sağlık ablacım...

Malzemeler:
  • 1 paket (250 gr) yumuşamış margarin veya tereyağı
  • 3 çorba kaşığı şeker
  • 1 yumurtanın akı
  • 1 tatlı kaşığı kabartma tozu
  • Alabildiği kadar un (yaklaşık 3 su bardağı)
  • Üzeri için damla çikolata, pudra şekeri
Yapılışı:
  1. Oda sıcaklığındaki margarini yumurta akı ve şekerle karıştıralım.
  2. Kabartma tozu eklenmiş unu karışıma yavaş yavaş ekleyip kulak memesi kıvamındaki hamurumuzu yoğuralım.
  3. İstersek ceviz büyüklüğünde parçalar koparıp yuvarlayıp fırına verelim ve piştikten sonra soğutup pudra şekeri serpelim.
  4. Ya da fotoğraftaki gibi olmasını istiyorsak; hamurumuzu açalım kurabiye kalıplarıyla şekillendirip damla çikolataları üzerlerine dizelim ve yağlanmış tepsiye dizip fırına verelim.Hafif kızarınca fırına çıkarıp, soğuyunca pudra şekeri serpelim.
Vee afiyetle yiyelim..

16 Ekim 2007 Salı

Kırmızı Biber Sosu

Koca bir ramazan ayı ve bir bayram daha geldi geçti. Misafirli, tatlılı, bazen hüzünlü ama bol sevinçli.. Bi süre bayramı bekleyip mutlu olmuştuk. Şimdi bekleyecek yeni bir şeyler bulmak lazım. Kurban bayramı var daha sırada, sonra yılbaşı. Ama onlar da kısacık :) Neyse ki 2008 de çok tatil varmış arkadaşlar üzülmeyin:) Ne güzel bir şey insanın kendini teselli edecek bir şeyler bulması :) Hayat bir şeyleri beklemekle geçiyor zaten. Bekledikçe yaşadığımız gün geçip gidiyor.. Ne kadar bölük pörçük bir yazı olduğunun farkındayım, idare edin artık:) Bayram ve tatil sonrası normal:)
Artık yukarıda ve aşağıda fotoğrafıyla kendini gösteren mezemiz veya sosumuzun tarifine geçelim. Kırmızı biber bitmeden yapın derim ben çünkü harika bir tat.. Geçen sene Filiz abla tanıştırdı beni bu tatla, hala da yaparken onun başını ağrıtıyorum:) Burdan teşekkür ediyorum ona...
İsterseniz ekmeğinize sürün , ister et yemeğinin yanında ikram edin, ya da makarnalara sos olarak kullanın.. Malzemeler:
  • 1 kg etli kırmızı biber
  • 1,5 kilo domates
  • Yarım demet maydanoz
  • 1 çay bardağı sıvı yağ
  • 5-6 diş sarımsak
  • Tuz, karabiber, kırmızı biber

Yapılışı: Domates, biber ve maydanozu yıkadıktan sonra robotta çekelim.Hepsini tencereye koyup ezdiğimiz sarımsağı, baharatları ve yağı ekleyip ocağa alalım. Suyunu çekip koyulaşana kadar kısık ateşte karıştırarak kaynatalım. (Yaklaşık 1-1,5 saat kaynayacak) Soğuduktan sonra kavanozlara koyup ağzını kapatıp, bozdolabında muhafaza edelim.

Afiyet olsun...

11 Ekim 2007 Perşembe

Bugün Bayram...


Bugün bayram,erken kalkın çocuklar! Giyinelim en güzel giysilerimizi! ....
Bir gün öncesinden bu şarkıyı mırıldanıyor, içinizde tarifsiz bir sevinç, hiç bitmeyecek bir huzur buluyorsanız; bugün yaklaşırken nereye tatile gideceğinizin planını yapmak yerine sevdiklerinizi ağırlamak ve büyüklerinizi ziyaret planı yapıyorsanız ne mutlu size!
Çocuklarınız da "nerde o eski bayramlar" demek yerine, hep bu şarkıyı söleyecekler demektir. Ne mutlu size!
Hayat değişse de içinizdeki bu sevinç hiç bitmesin!

Sevdiklerinizle neşe dolu, bol tatlılı, bol kahkahalı mutlu bir bayram dileklerimle...

9 Ekim 2007 Salı

Gül Tatlısı


Geçen sene yapmıştım ilk kez gül tatlısını. İlk şerbetli tatlı denememdi ve sonuç başarılıydı. Hem çok lezzetli, hem görüntüsü harika, hem de yapılışı çok zevkli.. Hamurları bir şekilde diziyorsunuz ve bu güzel görüntü çıkıyor ortaya.

Arefe günü tekrar yapıcam tatlıyı ,ama bayramdan önce siteye eklemek istediğim için haftasonu yarım ölçü yaptım ve fotoğrafladım. Burada tam ölçü tarifi verdim , 1 büyük tepsi tatlı çıkıyor . ( yaklaşık 50-55 tane çıkıyor bu tariften)
İftar saatine yakın bir zamanda yaptım ve hamura başladığım anda evde ceviz olmadığını farkettim.. Siz mutlaka ceviz de koyun içine ya da gülün tepesine.. Resimlerde de ceviz olduğunu hayal edin :))



Malzemeler:
  • 2 su bardağı sıvı yağ
  • 1 su bardağı yoğurt
  • 1 paket kabartma tozu
  • Aldığı kadar un
  • Dövülmüş ceviz
Şerbet için:
  • 3 su bardağı şeker
  • 3 su bardağı su
  • 2-3 damla limon suyu

Yapılışı:
1.Malzemeleri karıştırıp, kulak memesi kıvamındaki (başka tarif yolu bulunamadı mı hala:)) ) hamurumuzu yoğuralım.
2.Hamuruzdan parçalar alıp 2-3 mm kalınlığında açalım.( çok ince olmayacak şekilde) Küçük ağızlı çay bardağıyla daireler çıkartalım.
3.Şekildeki gibi ortaya bir daire kenarlara ikişer daire olacak şekilde yanyan dizelim. En baştaki dairenin ortasına dövülmüş ceviz yerleştirelim. (gül şeklinden sonra tepesine de koyabiliriz) Rulo şeklinde saralım ve ortasından keselim. Yağlanmış fırın tepsisine yerleştirelim üzeri pembeleşene kadar pişirelim.
4. Şerbeti için, şekeri suyun içinde eritip 1o dk kaynatalım ve limon suyunu ekleyip bir taşım daha kaynatıp ocaktan alalım.
5.Tatlı sıcak, şerbet soğukken ( çok sıcak olmasın hamur olur) şerbeti dökelim.

Ben bu defa ikisi de ılıkken döktüm ama bu sefer tatlı şerbeti pek çekmedi. Siz ayarlarsınız artık :))

Afiyet olsun herkese...
Sevgiler..

8 Ekim 2007 Pazartesi

Hasanpaşa Köftesi

Bu sıralar tarifler birikti.. Ramazan ayı bereketiyle geldi ve gidiyor.. Bize güzel şeyler bırakır umarım gitmeden.Bu çok sevdiğim köfteyi de iftar sofrası için yapmıştım 2 hafta önce. Hatta Ramazan etkinliğinde bir kaç arkadaşta görmüştüm. Ben de bir an önce yayınlamak istedim ama bugüne kısmetmiş.. Buyrun tarifi..

Malzemeler:
Köfte için:
  • 500 gr kıyma
  • 3 dilim bayat ekmek içi
  • 1 kuru soğan
  • 1 yumurta
  • Tuz, karabiber, kimyon
Patates püresi için:
  • 3-4 patates
  • 2 yemek kaşığı margarin
  • 1 çay bardağı süt
  • Tuz,karabiber
Sos için:
  • 1 kaşık salça
  • 1 bardak su
Yapılışı:
1. Püre için patatesleri soyup yıkayın. Bir kaç parçaya bölüp haşlayın. Haşlanan patatesleri ezip, erittiğiniz margarin, süt,tuz ve karabiberle karıştırın.
2. Köfte için soğanı rendeleyip , suyunu sıkın. Ekmek içlerini ıslatıp ufalayın ve kıyma, soğan,yumurta ve baharatını ilave edip yoğurun. Cevizden biraz büyük parçalar koparıp,elinizle hafif yassılaştırın. Patates püresi sığacak şekilde ortasını çukurlaştırıp yağlanmış fırın tepsisine dizip, fırına verin. (Köftelerin kurumaması için çok pişirmeyin.)
3. Fırından çıkardığımız köftelerin üzerine bir kaç kaşık sosumuzu gezdirip çukur yerlerini sıkma torbası yardımıyla patates püresiyle doldurun. Kalan sosu köftelerin üzerine gezdirip tekrar fırına verin. 10 dk kadar pişirip çıkarın.
Afiyet olsun..
Related Posts with Thumbnails