21 Mart 2007 Çarşamba

Mutlu Çay Daveti

Sonunda dinlenebileceğim bir zaman yarattım kendime... Biriken günlerimi kullandım ve işte evdeyiim....Olmuyor böle dedim, işler de azalmışken ben bi kaçayım bir güzel dinleneyim.. Dünden beri sabah işe gitme telaşıyla yatmıyor,geç saatlere kadar uyuyabiliyorum... Arkadaş ve kardeş toplantı , gezmeleri ile evde boş boş oturma planları yaptım kendime...Tabi bu bir kaçcık günde hangi birini yapabilcem ama ben şimdiden herbirine bir gün belirledim:)) Ama insan öyle alışıyormuş ki çalışmaya evde ne yapacağımı bilemedim önce.. Şimdiyse günler yetmeyecek gibi geliyor.. Her gün bir tarif ekliycem diye söyledim kendime bu arada ama duydum mu bilmiyorum:)) Yapabilirim, başarabilirim:))

Ne zamandır evde oturma planları yaptığımız arkadaşım Filiz'i davet ettim çaya.. Ablam da evdeyken bu sıralar güzel bir fırsattı...İnsan bazen de evde zaman geçirmek istiyormuş..Her ne kadar çalışmayı, üretken olmayı çok sevsemde ev hanımlığı da güzelmiş:) Güzel bir sofra hazırladım arkadaşıma ablamın tiramisusu eşliğinde.. Bol kahkahalı, ciddi konuların da yer aldığı bol sohbetli bir gündü.. Menü üç kişi için fazla olsa da gözümüz doydu:))



Menümüzde;

Sebzeli sosis (hamursuz pizza)

Sigara böreği

Patates salatası

Yoğurtlu havuç salatası

Cevizli kurabiye

Tiramisu

Ekler pasta (Filiz'in getirdiği) vardı..

En kısa zamanda tarifler gelecektir.. Gezmekten vakit bulursam:)


16 Mart 2007 Cuma

Allı-Morlu Gerdanlık:Kurutmalıklar

Artık gelen yorumlara kulak vermenin zamanı... Kuru dolmadan sonra gelen kurutmalık nasıl yapılır yorumlarına kayıtsız kalamazdım ve kalmadım.. Yine geç oldu biraz arkadaşlar ama alıştınız siz bana artık dimi..Ama dersimi çalıştım da geldim.. Biber ve patlıcanlardan bir de güzel bir poz aldım.. Onlara yakışan güzel bir de isim öğrendim..Gaziantep'de böyle denirmiş kurutmalıklara "allı-morlu gerdanlık"... Gerçekten de renkleri çok güzel, onlara yakışan bir isim... Yaz aylarında balkona asıp da sıcakta renk değişimlerini izlemek çok keyifli... Neyse uzattım biliyorum yapımını anlatmaya geçiyorum...

Dolmalık Biber: Biberlerinin saplarını çıkartıp içini temizledikten sonra büyük bir dikiş iğnesi yardımıyla ipe dizin.

Sivri Biber: Biberlerin saplarını kestikten sonra biberin baş kısmından aşağı doğru 1-2 parmak derinliğinde kesin ve ipe dizin.

*Biberleri kurutmadan önce yıkama işlemi yapmıyoruz.

Patlıcan: Patlıcanların sapını çıkarıp ortadan ikiye kesin.Tatlı kaşığı yardımıyla, delmeden içini oyun. Tuzlu suda 10 dakika beklettikten sonra iyice yıkayıp suyunu süzün ve patlıcanları da birbirine çok yaklaştırmadan ipe dizin.

İplere dizdiğimiz sebzeleri Ağustos ayının en sıcak zamanlarında balkon ve terasa aralıklı bir şekilde,güneşin alnına:) asarak kurutabiliriz. Eğer balkon duvarınız çok güneş alıyor ve çok sıcak oluyorsa sebzeleri duvara asmayınız..Duvardan direkt sıcağa temasa edip, geçen sene bizim sebzeler gibi kuruyamadan haşlanırlar:)

Sebzeler kuruduktan sonra bir kaç gün de çok güneş almayan bir yere hepsini bir araya asarak kurutmaya devam edin. Daha sonra bez bir torba içerisinde ağzı açık bir şekilde muhafaza edin. Kapalı, havasız bir otamda bırakmamaya dikkat edin, çüremeye yol açabilir.

Umarım yararlı bilgiler verebilmişimdir, arkası yarında fasulye kurutmasına da yer vericem.. Beni izlemeye devam edin:))

9 Mart 2007 Cuma

Zeytinyağlı Kuru Dolma

Geçmedi bugün vakit...Yookk geçmiyo... Bi kere ben girdim mi bahar coşkusuna duramıyorum içerlerde.. Duvarlar üstüme üstüme geliyo.. Ne işim var burda diyorum.. Aklıma bir Orhan Veli şiiri geliyo "beni bu güzel havalar mahvetti, böyle havada istifa ettim evkaftaki memuriyetimden" Gülüyorum...Yok yok inanma sen diyorum kendime.. Sonra bi diğer şiir "tüyden hafif olurum böle sabahlar.. içimde kuş cıvıltıları şarkılar..." Hani kuş ,hani güneş hani cıvıltıı.. Dışarda hepsi.. Neyse az sabret, az kaldı bitti gün.. Bir saat sonra haftasonu başlıyo... Ayşe çok güzel bi yazı yazmış bu cuma günleriyle ilgili... İçimdeki duyguları bastıramadım daha fazla onu okuyunca da..İşte benden bu kadar:))

Herkese iyi hafta sonları!Sizi, o güzel zeytinyağlı kuru dolmayla başbaşa bırakıyorum.. Kendileri evde özenle kuruttuğumuz dolmalık biber ve patlıcanla yapılmıştır.. Ve evde hızla tüketilmiştir.. O da yetmemiş işyerine getirilmiştir.. Miktarı oldukça fazlaydı ve göz kararı yapmıştım o yüzden size ortalama miktar belirtiyorum dolmaların sayısı ve pirinç hakkında.. Umarım yararlı olur...

Malzemeler:

· 15-20 tane kuru dolmalık biber-patlıcan

· 1,5-2 su bardağı pirinç

· 4 orta boy soğan

· 3/4 su bardağı zeytinyağı

· 1 yemek kaşığı dolmalık fıstık

· 2 yemek kaşığı kuş üzümü

· 2 adet küp şeker

· 3 yemek kaşığı kuru nane

· 1 tatlı kaşığı tarçın

· 1 tatlı kaşığı dolma baharı

· 1 çay kaşığı karabiber

· 1 çay kaşığı kimyon

· 1 su bardağı+2 parmak su

· Yarım çay bardağına yakın nar ekşisi

· Tuz

Yapılışı: Kuru biber ve patlıcanlarımızı yumuşayana kadar haşlayın. Ocaktan indirdikten sonra soğuk süzgeçte suyunu çekmesini sağlayın.Bu arada dolma içimiz için yağ, soğan ve fıstığı biraz derin bir teflon tavada kavurun.Yıkanmış pirinci ekleyip 3 dk daha kavurun.Su,tuz, kuş üzümü ve diğer baharatları ekleyip karıştırın. Kısık ateşte suyu çekene kadar pişirin ve ateşten indirin.İç soğuduktan sonra nar ekşisini ekleyip karıştırın.Ve biber ve patlıcanaların içini yarıyı geçinceye kadar doldurun. Tencereye dik bir şekilde dizin. Üzerine az miktarda zeytinyağı gezdirip biber ve patlıcanların yarısına gelecek şekilde su koyun. Tencerenin kapağ kapalı şekilde,su kaynadıktan sonra altını kısarak pişirin.Afiyet olsun....

7 Mart 2007 Çarşamba

Portakal Şuruplu Kek

Artık tariflerimin arası çok uzamaya başladı.. Kızıyorum kendime hem de çookk.... Daha geçen gün yazmıştım yoruldum ama geldim artık diye ama işte birşey değişmedi.. Yeni tarif denemeycek kadar tembelleştim üstelik 1 haftadır.. Kızmaya başladı artık herkes yeni birşeyler görmüyoruz diye.. Neyseki eklenmeyi bekleyen tariflerim var.. Ve şu an çok mutluyum.. Büyük bir işi bitirdim ve bloguma yazı yazıyorum.. Ve baharın geldiğini hissediyorum kuşlardan ve parlak güneşten.. Hem de çok güzel bir albümü dinleyerek.. Ferhat Göçer'in yeni albümünden bahsediyorum..Kesinlikle harika bir albüm..Her bir şarkı ayrı duygulara götürüyor sizi.. Siz baharın gelişini karşılarken kuş cıvıltılarına eşlik ediyor....

Ama şimdi ben napıyorum, bahar derken sizi tekrar kışa götürecek bir tarif veriyorum :)) Hazır,sıkmalık portakallar bitmeden yapmanızı tavsiye ederim..Biraz geç oldu ama üzgünüm.. Filiz ablanın teyzesi yapmış ve çok beğenince hemen bana getirdi saolsun.. E bana da yapmak farz oldu..Ama geç kaldım eklemek için...Gerçekten çok güzel bir lezzet, evinizi portakal kokusu sarıyor ve yerken revani sanıyorsunuz...Kışın son günlerinde uğurlama keki:))



Malzemeler:

Şurup için: 16 yemek kaşığı toz şekeri

4 adet portakal

Kek için: 5 yumurta

14 yemek kaşığı şeker

14 yemek kaşığı un

1 paket kabartma tozu

1 paket vanilya

Yapılışı: Şurup için 16 kaşık toz şekeri, 2 su bardağı su ile kaynatın. 2 dk kaynadıktan sonra 4 adet portakal suyunu ilave edip bir taşım da onunla kaynatın. Şurup soğuyunca 2 tane portakalın kabuğunu rende olarak ilave edin. Portakal kabuğu rendesinin bir kısmını servis sırasında süslemek için ayırın. Şurup soğumaya bırakın.

Kekimiz için 5 yumurtayı şekerle köpük oluncaya dek çırpın.Un, kabartma tozu ve vanilyayı ekleyerek karıştırın ve yağlanmış kek kalıbına döküp fırına verin. Kek fırından çıkınca kalıptan servis tabağına alın, kek sıcakken soğuk şurubu her yerine dağılacak şekilde dökün. Portakal kabuğu rendeleriyle süsleyin. Afiyet olsun..



2 Mart 2007 Cuma

Tiramisu

Ne kadar hareketli bir haftaydı anlatamam.... Neredeyse bir blogum olduğunu unutuyordum.... Ne buralara uğrayabildim ne bir tarif ekleyebildim.. Ancak çok kısa süreliğine uğrayıp yorumlara bakıp mutlu oldum... Ziyarete gelen ve yorum bırakan herkese çok teşekkürler... Ancak bugün olmuyor böle dedim, kendine gel...! Ne hayatın koşturmacası bitiyor ne de ani değişiklikleri.. Uyum sağlamak ve bu koşturmaca içinde herşeye zaman ayırmak zorundasın... Yoksa bir yerde tıkanıyor herşey.. Yarım kalan işler, uğraşlar, sohbetler... Bir yerinden yakalamak zorundasın herşeyi... Sevdiğin şeyleri yapmalısın dedim..Ve işte hafta sonu geldi bile.. Bol bol gezmeli, dinlenmeli , gülmeli, uyumalı...Bi de yemeli:)) İşte eminim hepinizin sevdiği bir tatlı tarifi... Çok hafif ve çok lezzetli mutlaka öneririm.... Hafta sonu yapın yiyin.. Düşünmeyin rejimi,diyeti.. Bu tiramisu kalorisiz , yağ yerine mutluluk oluyo yiyince:)) Bizde ablam yapar hep,biz de yeriz ,yedikçe mutlu oluruz:)) Ellerine sağlık ablacımm:))



Malzemeler:

1 adet kakaolu (çift katlı) hazır pasta keki

1 kupa bol şekerli koyu nescafe

(içine 1-2 çorba kaşığı brendy veya kakao likörü katılabilir)

Krema için:

1/2 litre süt

3 çorba kaşığı şeker

3 çorba kaşığı un

2 yumurtanın sarısı

1 kutu labne peynir

Pasta üstü için: Kakao

Yapılışı:Süt, şeker, un ve yumurta sarısını kısık ateşte koyulaşana kadar pişirin,altını söndürdükten sonra labne peyniri katıp, kremanın içinde eriyene dek karıştırın.Kekin alt katını yarım kupa nescafe ile eşit oranda ıslatın, daha sonra kremanın yarısını kekin üstüne dökün, kekin 2. katını kremanın üstüne kapatıp, yarım kalan nescafe ile onu da ıslatın. Kalan kremayı en üste yaydıktan sonra, çay süzgeci yardımıyla kakao serpin. Buzdolabında 5-6 saat veya bir gece dinlendirdikten sonra servis yapın.

Afiyet olsun...


24 Şubat 2007 Cumartesi

Tırtıl Kurabiye

Sonunda yaptım... Tırtıl kurabiyelerim oldu benim de.... Akşamın geç saatinde hırsla yaptım ertesi gün gelecek misafirlere ek çeşit olarak..Ve çok beğenildi...Hamurların kurabiye torbasından çıkışını gören ablam ve babamın şaşkın ve bunu nasıl yiycez bakışlarına rağmen en çok yiyen onlar oldu! :)) Emine Beder 'in tarifi.. Ben ek olarak vanilya da ekledim limon kabuğu rendesi yerine. Ama ikisi de güzel oluyor...


Malzemeler:

  • 1 yumurta
  • 150 gr yumuşamış margarin
  • 1,5 su bardağı un
  • 1/2 su bardağı şeker
  • Yarım paket kabartma tozu
  • 1 paket vanilya (ya da 1 limon kabuğu rendesi)

Yapılışı: Yumuaşmış margarin, yumurta ve şekeri iyice yoğuralım.kerama kıvamına gelince un, kabartma tozu vanilya veya limon kabuğu rendesini katıp yoğurun. Yağlanmış fırın tepsisine tırtıl kurabiye kalıbıyla ya da krema torbasına tırtıklı kalın ucunu takıp 5 cm lik hamurlar sıkalım. Çok kızarmadan fırından çıkaralım. Pudra şekeriyle süsleyelim. Ya da bir ucunu önce çikolata sosuna sonra dövülmüş cevize batırıp servis yapalım..Ya daa yılbaşında bize tırtıl kurabiye yapıp getiren Sevda abla gibi kurabiyenin bir tarafına sos sürüp ikinci kurabiyeyle birleştirip ucunu tekrar sosa batırıp pastanadeki pastalara benzetebilirsiniz...

20 Şubat 2007 Salı

Tülbent Mantısı

Bu bir kaç günlük ihmalkarlığımı sabah sona erdirecektim... Yazdım yazdım bi güzel, tarifimi ekleyecektim ki bu sefer blogcu değil ben yaktım kendimi:)) O da niye, yemek yeme sevdasından:)) Bir kaç cümlem kalmıştı ki arkadaşım çağırdı evden getirdiği tatlıdan yemem için.. E vakit kaybetmemek lazım dimi,az sonra tamamlar eklerim tarifi kaçıyo mu?? Ama tatlı kaçıyo bitme ihtimali var.. O arada sen worde de kaydetme o bile vakit kaybı ne de olsa... Koş sen tatlını ye... Geldiğinde tabi ne bulursun kapanmış bir sayfa... Neden? Bilgisayarımda çalışan veritabanı programının geleceği açısından kitlenir kapanır tabi benim gül gibi sayfam.. Komplo kesin komplo... Yaptığım mantıyı işyerine getirmediğim için yapıldı bu bana...:)) "Biz yiyemedik kimse yiyemeyecek mantığı" :)) Mantı, mantık ne güzel oldu:))
Olsun ben eklerim yine bıktıramazsınız beni.. :) Canım Ayşegül ablamın tarifi bu, o kadardır aklımda ancak kısmet oldu yapmak... Yarım saatimi aldı cumartesi akşamı için yemek oldu...Çeyizinizdeki tülbentleri tekrar çıkaracak bir tarif:)) Bildiğimiz mantı tadı biraz da sosyete mantısı gibi...Ama çok pratik ve çook lezzetli....Hiç bir yerde yok..En azından ben görmedim:)))


Malzemeler:
3 adet yufka
300 gr kıyma
1 adet kuru soğan
2 yemek kaşığı sıvı yağ
Tuz, karabiber,kırmızı biber

Yapılşı: Soğanı yağda kavurun, pembeleşince kıyma ve baharatları ekleyin,kıyma suyunu çekene kadar kavurmaya devam edin. yufkaları üst üste koyun. Kavrulan kıymayı üzerine dağıtın ve yufkaları kenarını da kapatacak şekilde rulo yapın. Rulomuzu aşağıdaki şekildeki gibi temiz,renk vermeyecek bir tülbentin üzerine yerleştirerek ok yönünde tülbente sarın.Yine kenarlarını da kıvırın yufkamız dağılmasın. Biraz derin bir tencereye kaynar suyun içine daire ya da oval sığacak şekilde yerleştirin. 20 dk kaynatın,daha fazla olmasın çünkü yufka tülbente yapışabilir. Ocaktan alınca tencerenin suyunu boşaltın ve rulomuzu servis kabına alın. Tülbenti orta ucundan tutarak tek hamlede çıkarın. Sağa sola kıvrıla kıvrıla çıkacaktır kolaylıkla..Ben yapamıycam sanmıştım ama çok kolay oldu çıkması. Üzerine sarımsaklı yoğurt ve salçalı sosla süsleyin. Dilimleyerek servis yapın..Afiyet olsun...

Related Posts with Thumbnails